‘Gebze’nin ‘ yiğit ‘ Kaymakamı, Özyiğit

30 Aralık 2025 Saat: 16:12
‘Gebze’nin ‘ yiğit ‘ Kaymakamı, Özyiğit
Kaymakam Mehmet Ali Özyiğit, bilinmeyenlerini Gölge Dergi’ye anlattı.

Sanayicilerimizin,  yatırımcılarımızın büyük kısmı da İstanbul  kökenli sermaye,  İstanbul’ dan gelip gidiyor.  Pandemi   döneminde Türkiye ‘de  iller arası açılan servisler Gebze- İstanbul  servisleri  oldu.

Zaman zaman size olduğu gibi bize de fırça atan insanlar çıkıyor. Fırça atan için diyoruz ki ;  Muhakkak  bir sıkıntısı çıkıyor ya rahatlığı var , ya hakikat açamadığı ama bizde mevzuat  gereği  cevap veremedik diye düşünüyoruz.

Gebzespor’umuz çok büyük hayretlerle yürüyor.  Buraya gelişi de  biliyorsunuz , çok olağanüstü hayretlerle geldi . Bu konuda Zinnur  Başkan’a , Yusuf Başkan’a, yönetimlerine teşekkür etmek lazım hakikaten , tebrik etmek lazım.

Ben işimi severek yaparım, severekte seçtim. Zorunluluktan seçmedim. Hukuk mezunuyum.  Diğer dallarda da çalışabilirdim ama ben sınavlarına bile girmedim.  Sadece kaymakamlığa girdim.

GÖLGE / ÖZEL RÖPORTAJ-  Bizim meslekte tanıdığımız bazı isimler kolay kolay unutulmaz. Bu bir devlet adamıdır, bir siyasetçidir, bir sanayicidir veya sıradan  bir vatandaş olabilir. Us’umuzda yer eden isimler mutlaka bir iz bırakmışlardır. 

Mesela : Gebze’de bugüne kadar kaç kaymakam tanıdık , kimler geldi kimler geçti , sayısını bir çırpıda söylememiz mümkün değil. Ama bir Şeref Artar’ı unutmayız. Bir Abdulkadir Güzeloğlu hep aklımızdadır.  

Şimdi de  görünen o ki, Mehmet Ali Özyiğit  ismi hafızamızda yer edecek. Özyiğit,  Gebze’de dördüncü yılına yeni  girmiş bir Kaymakam. Meslekte  yılların  tecrübesi, bilgi birikimi var ve tüm bu özelliklerini Gebze için seferber etmiş durumda..

Buna rağmen, bugüne kadar pek de alışık olmadığımız bir Kaymakam profili çizmesiyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekerek, daha şimdiden  ‘Gebze’de iz bırakacak bir Kaymakam’ olacak gibi.

Zira üç yılı aşkın süredir  herkesin dilinde Kaymakam Mehmet Ali Özyiğit var.  İnsani davranışları, devletin sevecen yüzünü yansıtması, erkin  varlığını halka sıcak şekilde göstermesi,  vatandaşın derdini  kendi derdi belleyen, tüm bunlarla birlikte donanımlı devlet adamı edası , o’nun kısa sürede ilgi görmesine ve sevilmesine sebep oldu. Bırakın devlet kurumlarında esen Kaymakam  Özyiğt rüzgarını , Gebze’de sokaktaki  vatandaş bile  ‘’ Kaymakam Mehmet Özyiğit ’’ ismini ezberlemiş durumda.

Bu alışılanın dışındaki  Gebze’nin  kaymakamını biz de merak ettik. Her sabah  saat 08.’de bir devlet kurumunu ziyaret edip toplantılar yapan, her pazartesi bir okulun bayrak merasimine  katılarak mesaiye başlayan, çoğu akşam saat 20’ye kadar makamında çalışan  ‘’Kaymakam Mehmet Ali Özyiğit kimdir’’ diye kendimize sorup durduk.  

Sizlerin de çok merak ettiğinizin düşünerek , çaldık Kaymakam Bey’in kapısını.  Özel Kalemde  polis memuru Yusuf Beyin ikram ettiği çayı içerken Kaymakam Özyiğit’in kapısı açıldı. Memleketi Konya’nın tüm sıcaklığını , samimiyetini taşıyan Kaymakam Özyiğit, tam da soy adına yakışan yiğit gibi sevecen  karşıladı bizi.

Karşımızda devletin soğuk yüzü değil, tüm sıcaklığıyla bir devlet adamı vardı.  İhlaslı bir kişiliğe sahip olduğu da her halinden belliydi. Kafamızdaki tüm soruları sormak, onu daha yakından tanımak için ses kaydedicimizin play düğmesine  basarken , muhabirimiz Melek Güney’de  bir biri ardına deklanşöre basıyordu.

Devlete harcanan bir ömürden  özel hayatına, evliliğinden spora, müzikten sanata aklınıza gelebilecek her şeyi sorduk.

Fazla söze ne hacet… Buyurun sözü Kaymakam  Özyiğit’e bırakalım. Virgülüne dokunmadan işte Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit.

GÖLGE:  Sayın Kaymakamım, burası (Gebze)  10’cu  görev yeriniz mi ?

ÖZYiĞiT:  Bizim görev yerlerimizin  adaylık dönemleri  var , sonraki süreç var.  Adeti  çok fazladır.  

GÖLGE:  Gebze’de  üçüncü  yılınız  oluyor değil mi ?

ÖZYİĞİT :  Üç sene bitti, dörde  döndük .  İstanbul’dan  vali yardımcılığından  geldim.

GÖLGE:  Gebze’ye gelmeden önce Gebze’yle alakalı neler  biliyordunuz. Gezdiniz mi  , araştırdınız ,  ya da İstanbul ‘da olduğunuz için biliyor muydunuz ? Nasıl bir Gebze vardı kafanızda , gelince ne gördünüz ?

ÖZYİĞİT :  Biliyordum.   İstanbul ‘dan Gebze’nin görülmemesi  mümkün değil.  Çünkü Gebze Kocaeli’mizin ilçesi , Kocaeli ‘ye bağlı.  Ancak günlük iş değişi , sanayisi,  ekonomisi iç içe , hep İstanbul’ da .  O nedenle  İstanbul ‘da çalışan herkes  gibi bizde  Gebze’yi  yakında takip ediyorduk . Bu sadece  ilgiden ibaret değil , görev gereğiydi.  Çünkü  hep iç içeydik.  Düşünün  Pandemi  döneminde vilayetler arasında giriş çıkışlar kapatıldı.  Pandemi  dönemi  İstanbul’daydım,  Pandemide  giriş çıkışlar kapatıldı,  ilk İstanbul’a  bilgi ve talep buradan geldi.  Gebze’den  sanayicilerden  dediler ki  ‘’  Biz fabrikaları  çalıştıramıyoruz.’’ , ‘’  Niye çalıştıramıyorsunuz? ‘’  Dediler ki, ‘’  İşçi gelemiyor,  işçi İstanbul ‘dan  gelecek ki  fabrikalar çalışsın. ‘’  Dolaysıyla bu şekilde İstanbul ’la iç içeliğini görmemek mümkün değil.  Sanayicilerimizin,  yatırımcılarımızın büyük kısmı da İstanbul  kökenli sermaye,  İstanbul’ dan gelip gidiyor.  Pandemi   döneminde Türkiye ‘de  iller arası açılan servisler Gebze- İstanbul  servisleri  oldu.   İşçi geliş gidiş nedeniyle diğer toplu  ulaşım araçları Marmaray gibi buraya açıldı . Biz o nedenle  nasıl ki İstanbul’un ilçelerini Tuzla , Başakşehir , Ümraniye , Üsküdar gibi biliyorsak , burayı da  biliyorduk.  Gebze’nin de yapısını , içeriğini ,  işleyişini biliyorduk. 

GÖLGE: Gebze’ye gelmek size yabancılık,  acemilik çektirmedi ?

 ÖZYİĞİT : Hayır,  çektirmedi . Tam tersine Gebze’ye gelmeyi  bakanlıktan ben talep ettim . Kendim istedim . Bakanlıkta uygun gördü,  dolaysıyla o şekilde Gebze’ye gelmiş oldum, görev i itibariyle.

 GÖLGE:  Peki  geldiniz de ; Gebze’yle alakalı  tespit ettiğiniz  eksikliler  nelerdi,  mülkü amir olarak ne gibi sorunlar gördünüz ?

ÖZYİĞİT:  Hayat tarzı İstanbul’la  iç içe diye dediğimiz;  aslında imkanlar itibariyle İstanbul’la bütünleşiyor .  Marmaray muhteşem bir imkan,  aynı zamanda  İstanbul’a ulaşan üç  ana karayolumuzun üçü de   gene buradan  geçiyor. Bu da imkan. Her zaman  zaruret olduğunda  çabuk ulaşabilecek bir Büyükşehir ve İstanbul. Bu da nimetlerden. Ama nimeti olduğu gibi İstanbul’un külfet olan unsurları da burada külfet. Nedir mesela ?   Yerleşim  yeri sık ve iç içe olduğu için yollar yetersiz.  Parklar,  otopark  yetersiz . Kamu kurumları  ve   okullara  ayrılan alanlar şehir içinde yetersiz.  O nedenle Gebze’mizde  biliyorsunuz  yeni yapılan okullar şehir kenarına doğru,  dışarıya doğru, bunu da  mülkin  mertebe  ne yapıyoruz,  küçük yaz grubu olan ilkokul  ve  ana sınıflarını  mahallerde bırakıp,  liseleri şehir dışına almaya hayret ediyoruz . En azından gençler daha elverişli  şartlarla gider gelir diye .  Ufak çocuklar mağdur olmasın diye.   Millet Bahçesi açıldı,  ne kadar iyi oldu,  mutlu olduk,  memnun olduk.  Geldiğimde orası  açık değildi ,  inşaatı devam ediyordu.  Park yönünden,   araç otoparkı  yönünden,  yolların darlığı yönünden , gene mesai  başlangıcı ve  bitişinde İstanbul’da da öyle burada da öyle  yolların kalabalılığının yanında  göbekler  hep  tıkalı . Çünkü bu niye !  Çünkü  araç çok,  yol dar,  göbekler  yetersiz.  Ulaşıma ihtiyacı olan öğrencilerimiz,   işçilerimiz yoğun.   Gebze’de  bu kadar fabrikanın olduğu yerde çalışmayı arzu  eden herkesin   iş bulduğu  bir yerde , doğal  olarak tarikte yoğun oluyor.  Şehir içinde  sabahları erken  çıktığımızda zaman , İstanbul ‘dada sabah yedide itibariyle yoğun trafik başlar, burada da aynı. Dokuza kadar şöyle böyle süreç devam eder.

GÖLGE: Peki bunları  tesbit ettikten sonra makam olarak tavsiye ve önlem açısından neler yaptınız ya da ne gibi çalışmalar sergilediniz ?

ÖZYİĞİT :  Daire amirlerimizde sürekli  , düzeli toplantılarımız olur. Daire amirlerimizden toplantılarımızda  birinci  beklentimiz  ;  birbirini iyi tanımaları. Bu ne işe yarayacak , kamu işleyişinde vatandaşın talebi olduğu zaman  birbiriyle kopukluk olması, vatandaş arada uğraşmasın.  İrtibat lazım.  İkinci  sorunumuz,  hizmet akışında  tereddüt yaşamasınlar. Üçüncü sorunumuz ,  Mutat  işleyiş içerinde olan kurumlarımız gibi mutat  işleyiş içinde olmayıp kendi işeyişinde olan  kurumlarımızda var . Kara yollarımız gibi , Palgaz , su  İSU  gibi kurumlar , üniversitemiz  gibi.  Daire amirlerinle onlarla toplantılar yaparız . Bu nezaketle bir araya gelme toplantısı , bu arada bu tür sorunları da gündeme getiririz.  Bu toplantılarda  gündeme gelen sorunları  ilgili birimler not alır , yapabildiğin en iyisini yapar . Çünkü yerleşim yeri,  binalar bitmiş, burada yolları genişletmek için evleri yıkıp da  yeniden yol yapmak mümkün değil . O halde akıllı olan iş ne?  Yeni gelişim alanlarında  geniş yollar ve  parklar düzenleyip ona göre yapmak.  Mevcut yerlerde de , mesela ;  okul ziyaretlerimizde son dönemde ağırlıklı olarak gelen hadise,  okul önlerindeki  trafik nedeniyle velilerimiz,  öğrencilerimiz,   öğretmenlerimiz  sıkıntı çekiyor . Buna yönelik  çok zaruri olanlara okul  giriş çıkış saatlerinde , emniyetimiz ekip koymak  suretiyle tedbir  alıyor,  yetişemediklerinde düzenleme adına yapılabilir.  Bunları da belediyemize yazıyoruz , diyoruz ki ‘’ Öğretmenlerimizin şöyle şöyle  bir talebi  var,  vatandaşlarımızın , velilerimizin böyle böyle  bir talebi var,  bunları değerlendirilip  ilgililere önce cevap verilmesi.’’

 GÖLGE:  Sosyal yaşam içinde geçerlimi bu öneriler?

ÖZYİĞİT :  Tabii ki . Bize gelen tüm müracaatları  belediyelerimiz dahil,  tüm ilgili kurumlara dağıtımı yapıyoruz  ve  cevap istiyoruz . Sadece o değil , sizler yoluyla basında yer alan konuları da yazı ile ilgili birimlere duyuruyoruz .Diyoruz ki bunun iç yüzü nedir ,  bunun iç yüzü nedir ilgilenelim,  bu her zaman sorunu az önce  binalarla ilgili verdiğimiz gibi , gidermek tarzı olmaya biliyor.  Çünkü imkansızlık  olabiliyor,  onu tedbir alma.  İlgilisine ve  bize cevap ver diye.  Sizlerden gelen,  doğrudan gelme değil  , basında yazdığınız o konuları da aynı üslupla yazıp ilgilendiriyoruz bilgi alıyoruz .

GÖLGE: Kaymakamım , ben sizi geldiğinizden  beri görüyorum, dışarıda sahada. Bana , Ercan Sarıçam’a sorsalar ‘  Gebze kaymakam nasıl biri diye ? ’ diyeceğim ki devletin gülen yüzü. Ben öyle görüyorum.

ÖZYİĞİT : Teşekkür ederim

GÖLGE:  Devletin Gülen  Yüzü Kaymakam ‘a  vatandaş geldiği zaman  ne anlatıyor ?  Derdi,  sorununu , beklentisini ne oluyor?  Nasıl bir beklentilerle geliyorlar ?

ÖZYİĞİT:   Sizde yıllardır bu işin içindesiniz.  Vatandaşlarımızı da iyi tanırsınız.  Bizim vatandaşımızın öncelikli  beklentisi ; adam hesabına alınıp , muhatap alınıp,  dinlenilmesi.  Sorunu  çözülmese bile,  çare bulunamasa bile beklenti bu.  Her derdini  çözmezsen  ‘’ sen bu işi yarım yaptın’’  böle bir sözü yok.  Diyor ki, ‘  beni dinle,  beni dikkate al ‘

GÖLGE:  Görmek bazen  yetiyor değil mi?  Yani, ‘ geldim , kaymakamı gördüm, beni mutlu etti  ‘ O yetiyor  vatandaşa değil mi ?  

ÖZYİĞİT :  İlgili kurumlarımızdan da beklentisi  o aslında.  O  nedenle biz kurumlarımızda hep ‘’ Vatandaşımıza aman önem verelim,  emniyet  gösterelim ,  muhatap alalım,  dinleyelim,  mevzuat gereği  yapamıyorsak açık sözlü olarak diyelim ki , biz bu talebenizi karşılamayacağız şu şu sebepten.’’   Hiç oyalamaya,  farklı  değerlendirmeye,   vatandaşın  buna yönelim  bir beklentisi  yok . Buna da mahal vermememiz  lazım.  Vermemeye  gayret ediyoruz,  dinliyoruz.  Çözülebileceksek  ilgileniyoruz.  İlgili kurumlara yönlendiriyoruz,  çözülemeyecekse de,  ‘’ Diyoriz ki şu işin bu işin şu sebeple olamıyor.’’  Vatandaşın beklentisi bu.  Toplumda gördünüz gibi , bizimde gördüğümüz gibi  topumda her türlü insan var . Aslında beklenti  üç aşağı  beş  yukarı kendi mazeretini  izah ediyor . Bizde dinliyoruz, karşılayamadığınız ya da karşılamadığınız,  şartlarda uygun olmadığı zamanda memnun olmayan , kızan insanlar çıkıyor. Zaman zaman size olduğu gibi bize de fırça atan insanlar çıkıyor. Fırça atan için diyoruz ki ;  Muhakkak  bir sıkıntısı çıkıyor ya rahatlığı var , ya hakikat açamadığı ama bizde mevzuat  gereği  cevap veremedik diye düşünüyoruz.  Diyoruz ki birbirimizin halini anlayalım, birbirimizi üzmeyelim. O da diyor ki haklısınız. Birbirimizin halini anlayalım birbirimizi  üzmeyelim.   O da diyor ki haklısınız. Ondan sonra sarılarak gülerek ayrılıyoruz .

GÖLGE:  Kaymakamım,  Büyükşehir  yasası devreye girdikten sonra köylerimiz mahalle oldu.  Çok güzel köylerimiz var , 32 tane köyümüz vardı.  Köy kültürü, köy havası çok farklı bir şey biliyorsunuz . Büyükşehirle  birlikte  köyler mahalle olunca,  kaymakamlarında sanki biraz yükü kalktı,  azaldı gibi oldu , değil mi?

ÖZYİĞİT : Köy statüsü kalktı ama biz gene köy gibi köylerimize gidiyoruz,  mahallerimize gidiyoruz,  ziyaret ediyoruz . Tüm daire amirleriyle de ediyoruz.  Ben kendim de fazla sürmez , 2 ayda en geç 3 ayda bir köylerimizi  turlarım,  mutlaka giderim.  Vatandaşlarla konuşuruz  , sohbet ederiz,  talepleri varsa dinleriz,  ilgili kurumlara yazarız,  cevabını alırız . Oradan kurumlara  söyleriz.  Mesela  Ahatlı’daydık ;  Dediler ki , ‘’ Bizim köyün merkezi  yerleşimin dışında, mahallemiz var . ‘’ Buraya doğalgazı alamadık ‘’ Niye alamadınız?  Dediler ki  ‘’ Orman müsaade etmedi .’’ Onun üzerine orman müdürümüzle görüştük ,  orman müdürümüz  dedi ki , ‘’ ilgili kurum,  yani gazı götürecek olan kurum,  ya da belediye ilgili yada kamu kurumu müracaat etmesi  halinde biz geçit müsaadesi veriyoruz.   .Ancak  imar yolu , mesela  Elbizli’de de arsalardan geçit sorunu oldu.  Orada da  üç hane  ,  dört hane ana merkezinde mesafeli ,  orada da çıkış  yapılamadı.  Elbizli  köyümüzde de  sohbeti  gündeme getirdiler,  sorduk imar yolu yok.  İmar yolu olmadığı içinde vatandaşın tarlasını bahçesini nerden geçireceksin.  Sorun belediyemizin imarı tamamlayıp imar yolunu açması demek .

GÖLGE: O noktada mı siz devreye giriyorsunuz  ya da girdiniz?

ÖZYİĞİT :  Köylülerden bilgi alınca,  ilgili kurumlardan  zaruri  olanları aradım.  Diğerlerine de  yazı yazdık.  Dedik ki;  köylüğümüz talebi var  , bu talebi karşılamamız lazım.  İnceleyip,  karşılayıp karşılamadığınızı bize bildirin. 

GÖLGE:  Peki o bölgedeki sorun hal oldu mu  kaymakamım ?

ÖZYİĞİT:   O dediğim Ahatlı’da oldu.  Oldu ama Elbizli’de yol açılması beklendi . Yine köyümüz  Hatipler’deydi.  Orada da dediler ki ; Belediye imar yapıyor , arsa büyüklükleri  400-500 metre kare . Bizim köy içi yerleşim yerlerinde metre kare olarak küçük,  evimizin oturduğu  yer var,   bir de ufacık

bahçesi olan var olmayan var . ‘’ Eğer böyle olursa hepsi birbirine karışacak geçecek.’  dediler . Köyün merkez i böyle olmaması lazım.  Oradan belediye başkanımızı aradım , dedim ki , ‘’ Başkanım vatandaşlar  böyle söylüyor , bunu ne yapıyorsunuz,  nasıl yapıyorsunuz  ? ‘’ Dedi ki , biz zaten köy içi metre kare hesabına uymuyoruz,  mevcut çerçevelenmiş bahçesi  neyse  onu  parsel  yapıyoruz .

GÖLGE:  Zinnur Başkana değil mi?

ÖZYİĞİT :  Tabii  tabii . Dolaysı ile  burada anladık ki  bilgi akışı,  eksiklik var . Onu giderdik.  Bunun gibi köylerimizi ziyaret ediyoruz , hatır soruyoruz . Duraklı  köyümüzde  niye  Mehmet Amca var,  zaman zaman gider kahvesin içeriz . Kolonyasıyla , temizliğinle , tertibiyle,  güzelliğiyle  kahve tadıyla bir başka .

GÖLGE:  Birde  kaymakamım,  geçerken  Yağcılar  Köyünde gözleme molası verilin, tavsiye ederim . 3- 5 kadın yapıyor ,  çok lezzetli .

ÖZYİĞİT :  Öylemi , Yağcılarda.  Belli bir gün var mı çıkartıyorlar

GÖLGE:  Hafta sonu hariç hemen her gün çıkıyor, biliyorum.  O köyde kadınlar yapıyor  yol kenarında .

ÖZYİĞİT : O köye  geçtiğimizde uğrarız,  tavsiyenize uyalım .

GÖLGE : Kaymakamım,  ben gazeteciliğe  başladığım zaman , rahmetli  Şeref  Artar bu  odada oturuyordu.  Gebze’ de tanıdığım ilk kaymakam Şeref  beydi.  Alt katta adliye vardı.  2 hakim, 3 tane savcı  görev yapıyordu. O yıllarda  Şeref  Artar’la oturduğum odada, şimdi  sizinle oturuyorum. Gebze gibi saniyenin başkenti Gebze’ye  bu bina kaymakamlığa yakışıyor mu ? Gebze bu noktada il olmaya hazır mı?

ÖZYİĞİT :  Biliyorsunuz ki bu bina yakışmayı bırak,  yetersiz.  Yakışmazlığı kenara koyalım,  bina çürük.  Bodrumda açık sıvası açık olan yerler var,  raporlandı . Çürük olduğu için de yeni bir binamız yapılacak ama yapılıncaya kadar geçici olarak prefabrik  bina yapılıyor,  Millet Bahçesi’nin içinde.  Nasip olursa oraya taşınacağız.

GÖLGE: Gebze sizce il olmalı mı? 

ÖZYİĞİĞT ;  Şöyle . İl olma takdiri  bir  karar.  Devletimizin taktiri ile alakalı bir karar.  Bizim o manada söyleyebileceğimiz  şu olur ; il yada ilçelik mevzuatına göre,  değerlendirebilir . Ben Konyalıyım,  Ereğli’ den.  Diyebileceğim şu,  il olması eğer  Türkiye  zaruret  olursa onlardan biri de benim ilçem Ereğli.  Çünkü  Konya ‘ya 150 kilometre . Mesele Alanya.  Çok Antalya ‘ya uzak oralar.  Fakat benim fikrim  benim ilçe olduğu halde , Türkiye’ de ulaşım , iletişim,  irtibatlar kolaylaştı. Eskisi gibi gidip gelme zorlukları yok,  il taktiri olmağı sürece , eskisi gibi çok zaruret  yok.  Ama  ölçek olarak , bakarsanız  buranın il olmayla ilgili ölçeklerde her konuda  iyi .  2 tane konuda  iyi değil.  O da ne ? Kocaeli’mize  40 kilometre,  İstanbul’ la sınır.  Bu arada il olmalı mı ,yani bu çok mevzuata göre durum tespiti  bakımından söylüyorum  .

GÖLGE:  Siz mevzuata göre cevap veriyorsunuz .

ÖZYİĞİT :  Evet,  çünkü taktir mevkiinde olanlar  taktir  ederler  anca.

GÖLGE: Biz sizi  buradan sonra vali olarak görebilir miyiz ?

ÖZYİĞİT:  Biz devlete millete hizmet etmek üzere yetişmiş insanlarız.  Devletimizin , milletimiz taktiri doğrultusunda  hep hareket ederiz.  Hangi  konumda devletimizin  istihdam ederse o bizim  için şereftir .

GÖLGE:  İlçe Sağlık  Müdürü  İlhan Kadıoğlu  ve  Milli Eğitim Müdürü Şenol  Peksoy  ile ilgili kurumları geziyorsunuz . Bunu vatandaşlar görüyor,  bizde görüyoruz . O bire bir ilişkilerde nasıl bir duyguya giriyorsunuz,  ne anlatıyorsunuz,  size ne anlatıyorlar ?

ÖZYİĞİT:  Mesela;   okullarımızı ziyarette,   mutlaka öğretmenlerimizi  teneffüs arasında  dersleri etkilenmeden dinliyoruz . Okulla ilgili, çevrenle ilgili, talepleri , talepleri  ne olursa onları alıyoruz.  İlgili birimlere ulaştırıyoruz . Diyorlar ki, ‘’ Ulaşımda zorlanıyoruz çünkü , trafik yoğun.  Zamanında gelemiyoruz,  toplu ulaşım uzakta bırakıyor,  yeterince gelemiyoruz,  geldik araç park yeri bulamıyoruz.  Gibi tamamı okulun kendi bünyesinin dışındaki taleplerin hepsi şehrin genel olumsuzluğunu , rahatsızlığını  anlatıyor, gündeme geliyor.  Onun dışında tabi okullarımız tadilat ihtiyacı olan konular oluyor , düzenlenmesi gereken alanlar oluyor ,  bu konuda  da belediyemiz ciddi anlamda ,  belediye gibi değil de diğer kamu kurumları gibi davranıyor.  Taleplerimizi karşılama konusunda çok yapıcı arkadaşlarımızın uyumludur.  Bizde öğretmenlerimizden tabi çok şey talep ediyoruz,  ama hemen hemen hepsinden talep ettiğimiz şu;  Zaman tüm dünyada insanların geleneklerini,  milletlerin  gelenek görenekleri  , milletlerin örfünü adetini,  insani değerleri değiştiriyor.  Dolası ile,  biz en azından  şimdiki nesil  hiçbir şekilde yaşlısı , genci,  kadını , erkeği dindarı , az dindarı , alevisi, sunisi,  selamlaşabilen,  oturup kalkabilen , sohbet  edebilen insanlarız.   Çocuklarımız  sosyal medya  ve internet yoluyla  bilgi beslenmesi  yoğun , bu değerlerimizi çocuklara aktarma zorluğumuz olabilir. Bu konuda  aman gayret edelim.   Akademik başarı kadar bunu arzu ediyoruz sizden.  İnsan kalabilsinler.  Aynı binada oturup da önünü başını öne eğip,  geçen görmezlikten gelen değil de selamlaşan , güler yüz gösteren,  hal hatır eden , ihtiyacın haliyle onla ilgilenen konu  komşu olsun.  Çünkü insanlığın huzuru da burada.  Bunu yapamayan insan mutlu olamaz. 

GÖLGE: Kaymakamım , Gebze bir sanayi kenti. Size göre  ‘’ Gebze’deki sanayi mi,  sanayi deki Gebze’mi önemli’’.  Gebzedeki sanayi mi sanayi deki Gebze’mi ?

ÖZYİĞİT: Öyle bir soru ki , yani hani derler ya , ‘ tavuk mu yumurtadan , yumurta mı tavuktan.’’ Aslında Gebze  bunun içinde  birbirini tamamlayan şehir hakikaten.  Çünkü Gebze rastgele seçilmiş bir sanayi kenti değil . Bir kere  en önemlisi vasfı ,  İstanbul . Neden ? Şimdi insanlar sanayi merkezimizin,  ticari merkezimizin,  sermaye merkezimizin,  İstanbul’da olduğunu söylüyor  , doğru mu doğru.  Ama bunda sınırlı değil ki , vasıflı insanımızda ağırlıklı İstanbul ‘da.  İstanbul deyince bunu geniş düşünmek lazım,  sade İstanbul değil de,  bu İstanbul’un tanımı içerisinde Kocaeli’de , Tekirdağ’da,  Bursa‘ da var. Bu havza ; bizim sermayemizin,  ticaretimizin, vasıflı insanımızın,  nitelikli insanın içine sadece mühendis tarzı değil ,  sermayedar  değil , usta . İyi nitelik  işçi de burada.  Çünkü götürdün mühendisleri,  fabrikayı diyelim ki Adıyaman’a götürdün . Nitelikli usta yoksa tesisi kim çalıştırılacak.  Mesela;  İstanbul’da Altın Yıldız fabrikayı Çerkezköy ‘ e taşındı. Tabiri yerindeyse iki adımlık yer.  Ama Altın Yıldız’ın  genel müdürü dedi ki, ‘’  Nitelikli ustalarımızı götüremem ‘’ dedi. Çünkü talep çok İstanbul içinde,  gitmek istemedi.  O  nedenle bizim bu bölge,  Gebze’mizin içindeki olduğu bölge,  ülkemizin en vasıflı insanların olduğu bölge.  Bu nedenle yeni bir girişinde bulunmak istiyorsa bu bölgeye ya birleşik,  ya içinde,  yada çevresinde olmak durumunda oluyor.  Çünkü  neye , iklim kolay oluşmuyor. Yatırım iklimi,  ticaret iklimi,  insan potansiyel iklimi,  bunların her birisi zamana zemine bağlı , bu bölgeye diğer bölgelerimizin ihtiyacı var .  Fabrikasını götürenler oluyor bazen ama onunda fabrikanın beyni olan şirket merkezi , bu bölgede olmak  durumunda.  Her halükarda  o yüzden Gebze ‘de sanayi sanayide Gebze her halükardadır .

GÖLGE: Gebzespor maçlarına gidiyorsunuz.  Bazen de  Gebzespor kaos yaşıyor  yönetimle alakalı .  İstikrarlı bir Gebzespor’un  daha yükselmesi için size göre ne olması lazım ?  

ÖZYİĞİT:  Gebzespor’umuz çok büyük hayretlerle yürüyor.  Buraya gelişi de  biliyorsunuz , çok olağanüstü hayretlerle geldi . Bu konuda Zinnur  Başkan’a , Yusuf Başkan’a, yönetimlerine teşekkür etmek lazım hakikaten , tebrik etmek lazım. Çünkü kolaylıkla yer alınamıyor.  Bunu da bizim Gebzespor olarak yapmamız gereken bence,  tesis donanımızı düzgün yapmak ve alt yapıya düzgün çalışmak . Çünkü kalıcı olan budur , öbür türlü  yıllık diyelim  ki bütçe ayırıyoruz,  50 lira bütçe ayırıyoruz.  50 lira bütçenize baktığımız zaman büyük oranda bu bütçe cari işleyişe ve futbolcu transferi ücretlerine gidiyor .Cari işleyişten kastımız ne?  Yolculuk,  otobüs , yeme içme,  oturma kalkma , bu tür işleyişe gidiyor.  İyi de bakınca kalıcı ne oluyor , kalıcı uzun vadeli bir şey yok.  Bu peki bize mahsus mu, hayır !  Bu tabiatında  var futbolun,  o nedenle bizin dolanımlı ,  düzgün tesislerde alt yapı çalışmamız lazım.  Sonrada üst yapınla ilgili diyorsak ki , nasıl gidiyor Türkiye deki büyük kulüpler nasıl gidiyorsa,  aslında Gebze’de aynı gidiyor . Orada da zaman zaman çekişmeler oluyor,  anlaşmazlık , sürtüşmeler,  oluyor . Ama gayret eden insanlarla bu iş aşılıyor.  Burada da gördüğümüz şimdi hem Zinnur Başkan  hem Yusuf Başkan  belediye başkanı olarak , kulüp başkanı olarak öyle ya da böyle ellerine sağlık, götürüyorlar. .Fenerbahçe’ nin  içinde de sıkıntılar   oluyor , Galatasaray’da da, Beşiktaş, Trabzonspor’da  da .

GÖLGE: Hanfendi ne iş yapıyor ?

ÖZYİĞİT:  Ev hanımı 

GÖLGE : Nasıl tanıştınız ?

ÖZYİĞİT:  Biz akrabayız aynı zamanda. Dolası ile  eskide beri birbirimizi tanıyoruz , birbirimizi tanırız . 5 çocuğumuz var

GÖLGE: Kültür hayatınız ne durumda . Mesela saz çalar mısınız, sinemaya tiyatroya gider misin ?

ÖZYİĞİT : Sinema, tiyatroya  arada çocuklar götürüyorlar, kendim kolay vakit ayıramıyorum.  Bizim çocuklar zaman zaman beni de götürüyorlar , gidiyoruz.  Bazen de bizim buraya Gebze alışveriş merkezimize yeni,  derdi toplu sinema filmi  geldiği zaman oranın iş yeri sahiplerinin  temsilcisi haberdar eder,  biz de ilçe olarak gideriz.  Tabi bunlara vakit ayırmak kolay değil hakikaten.  

GÖLGE :Edebiyatla ilginiz nasıl, ? Saz çalmak , türkü söylemek öyle bir şeyiniz var mı ?

ÖZYİĞİT: Saz çalmak benim en derin yaralarımdan birisi.  Maalesef beceremiyorum,  ama arzu ediyorum.  Büyük kızlarım dediler ki , ‘’ biz gitar çalacağız’’ dedim ki  katiyen olmaz.  Önce dedim bağlama öğreneceksiniz , sonra bunu.  Dolasıyla o konuda arzumuz hakikaten  var, çocuklarda da  devam ettiren olmadı. Sazları , gitarları var .

GÖLGE: Bir gün gelecek mutlaka emekli olacaksınız . Şuan o günleri düşünüyor musunuz,  kafanızda  bir şeyler var mı ?  Yani ‘’ emekli olursam , şurada yaşarım,  Gebze ‘de  yaşarım , Konya ya dönerim,  şu işi yaparım,  evde otururum ‘’  gibi yani bu emeklilik süreci hiç  düşünüp kafanızda oluyor mu düşünüyor musunuz?

ÖZYİĞİT :  Ben işimi severek yaparım, severekte seçtim. Zorunluluktan seçmedim. Hukuk mezunuyum.  Diğer dallarda da çalışabilirdim ama ben sınavlarına bile girmedim.  Sadece kaymakamlığa girdim. Dolaysıyla mezun olduktan sonra kaymakam sınavlarına giriyorsunuz,  yazılı mülakat  süreci vakit alıyor. Bu süreçte de staj yaptım,  aynı zamanda dolası ile  avukat stajı yaptım .Emeklilikten sonra düşündüğüm hiçbir şey yok çalıştığın için. Ama nasip nerede olur bilmiyorum.   Muhtemelen bu çevrede , çocukların yerleşimi de bizim muhtemelen yer seçimizi etkileyecek .

GÖLGE: Çocuklarınız nerede yaşıyor kaymakamım ?

ÖZYİĞİT:  Çocuklar İstanbul- Gebze  ağırlıklı. Buradalar, yanımızdalar.İstanbul’a git gel yapıyorlar 

GÖLGE: Sizin Konya’ya gitmeniz zor.

ÖZYİĞİT:  Memleketimizi severiz,  gider geliriz . Yerleşebilir miyiz emin değilim . Çünkü bilemiyorsun ülkemizin  her tarafını görevi  gereği geziyoruz.  Şimdiye kadar da tüm çalıştığımız yerlerde çok mutlu olduk , çok iyi arkadaş çevremiz var.  Her yerde de yerimiz var diye düşünürüz 

GÖLGE : Sonuçta bizi  okuyanlara vermek istediğiniz mesaj var mı  ?

ÖZYİĞİT:  Gebze’miz  güzel bir yer.  İnsanların çalışacağı , mutlu olacağı , Anadolu kültüründe yaşadığı , büyükşehirde bu zor yakalanabilir biliyorsunuz. Gebze’yi  İstanbul‘la birlikte ele alırsak, hem büyükşehir,  hem  Anadolu Türk kültürünün ciddi anlamda canlı olduğu,  düzgün insanların yaşadığı bir yer . Burada ben mutluyum,   beklerim,  ümit ederim Gebze’mizin hepsi öyledir.  Mutlu olmamak için hiç bir şey sebep yok. Mevcudu  paylaşacağız, olumlulukları da paylaşacağız,  beraberce yaşayacağız. Konumu,  Türkiye’ de kolay nasip olmayacak önemli bir konum. Denizi , dağı , ormanı,  demir yolu,  karayolları var . Demir yolunun üstelik her çeşidi var.  Türkiye’ nın 2’ci büyük işlek havalimanı Sabiha gökçen  15 dakika . Avrupa'nın Dünya’nın sayılı  limanları burada. Türkiye’nin  en büyük ,  uzun  limanlarının olduğu bölge bu bölgedir. Gebze , ticaretin olduğu bölge. Demir yolu,  hava yolu,  kara yolu,  liman hepsi  var . Bu,  insan  için de sanayi için de özel olarak biçilmiş kaftan.  Özel olarak ayarlasan, ancak bu kadar olur .

Kaymakam Mehmet Ali  ÖZYİĞİT                                                                                         
Konya Ereğli’de doğdu.
Ankara Hukuk Fakültesinden mezun oldu.
Avukatlık stajı yaptı.
Gümüşhane Kaymakam Adayı olarak mesleğe başladı.
İngiltere Exeter’de bir yıl dil eğitiminde bulundu.
Kırklareli Demirköy ve Denizli Honaz’da Kaymakam Vekilliği yaptı.
Eskişehir Beylikova Kaymakamlığı,
Şırnak Silopi Kaymakamlığı,
Bayburt Vali Yardımcılığı,
Denizli Acıpayam Kaymakamlığı,
Bilecik Bozüyük Kaymakamlığı,
Antalya Kepez Kaymakamlığı,
İstanbul Bahçelievler Kaymakamlığı,
İstanbul Vali Yardımcılığı görevlerinde bulundu.
Evli ve beş çocuk babası olan Mehmet Ali ÖZYİĞİT iyi derecede İngilizce bilmektedir.
2022 / 392 sayılı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile Gebze Kaymakamlığı görevine atanmış 02.09.2022 tarihinde göreve başlamıştır.
 

 

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız