Unutulan Dramlar & Savaşın Gölgesinde Kalan Krizler

29 Eylül 2022 Saat: 17:05
Fevzi KILINÇDOĞAN (Eğitimci)

Ukrayna Savaşının başladığı 24 Şubat’tan  bu yana dünyada bu krizi dışında her şeyin yolunda gittiğini düşünebilir dünya siyasetini takip etmeyenler.

Oysa bu savaş, yakın zamana kadar eşi görülmemiş bir artışla özellikle Asya ve Afrika’yı ilgilendiren nice krizleri  gölgelemiştir.

 Unutulan krizlerin sert rüzgârlarıyla yıkılan yuvalar artık dünya liderlerinin gündeminde değil. 

Çünkü o liderler şimdilik ülkelerindeki lüks ya da rahat hayat standartlarının bir nebze düşüşünün derdine düşmüşler. Ama bu savaşın gölgesinde kalsa da milyonlarca insan ülkelerindeki kaosun adeta “adanmış kurbanları” olmaya devam ediyor.

Yağmacı çetelerden tutun da devlet terörüne, ayrılıkçı çatışmalardan tutun da gıda paylaşımına kadar bir dizi insan hayatını doğrudan etkileyen olaylar artarak sürüp gidiyor.

Nitekim “Heidelberg Uluslararası Çatışma Araştırmaları Enstitüsü”nün verileri, 2010'dan bu yana daha fazla iç savaş olduğunu gösteriyordu.

Örneğin Haiti’yi biz kasırgaların, depremlerin vurduğu ve yıktığı hayatlarla biliriz.

Oysa ülke tam anlamıyla çalkalanıyor. Ekonomik zorluklar nedeniyle sokak  çeteleri hiç olmadığı kadar fazlalaştı. Başkent Port-au-Prince'in tüm bölgelerini, gecekondu mahallelerini ve büyük bölümlerini kontrol ediyorlar ve kendilerini öncelikle şantaj, adam kaçırma ve fidye talepleriyle finanse ediyorlar.

Birçok yerde çeteler devletin iktidar tekelini ele geçirdi. Nisan ayının sonundaki şiddet dalgası sırasında, Port-au-Prince ve çevresindeki çete kavgalarında birkaç gün içinde bazıları vahşice olmak üzere yaklaşık 150 kişi öldürüldü.  Birçok şirket kapanıyor ve komşu Dominik Cumhuriyeti'ne taşınıyor. Yaklaşık 12 milyon Haitili'nin yaklaşık üçte biri aşırı yoksulluk içinde, yoksulluk sınırının yüzde 60 altında yaşıyor.

Dramların yaşandığı bir diğer yer Kongo.

"Eğer silah sesi duyarsanız, koşun" kuralı Kongo’nun Doğusundaki tüm çocuklara sıradan bir öğreti gibi öğretilir, provalar yapılır. Bazı analistler Ruanda ve Uganda’dan beslenen 100'den fazla çeteden bahsediyor.

Oysa altınla kaplı toprakların işlenmesi halinde Kongo birçok Avrupa Ülkesinden daha da zengin olma potansiyeli taşıyor. Böyle bir zenginlik elbette emperyalizmin işine gelmez. O nedenle çatışmalar her daim canlı kalmak zorundadır.

Savaşın gölgesinde kalan bir diğer kriz alanı Suriye.. Türkiye’den başka ülkenin istikrara kavuşmasını isteyen olmadığından istikrar sağlamak çok uzun zaman alacak gibi.

ABD, Rusya, İran’ın desteklediği onlarca katil sürüsü ülkede ana katil Esad’ın elini rahatlatsa da milyonlarca insan yerinden yurdundan edilmiş vaziyette ülkelerine dönmeyi bekliyorlar halen.

Gölgelenmiş krizlerden biri de Etyopya’da kendini gösterdi.

Ülkesini görülmemiş büyüme oranlarıyla büyütmeyi başaran ve Nobel Ödül sahibi de olan Abiy Ahmed’in hayalleri yarım kaldı.

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ittifakı bitince büyük iç savaşlar başladı. “Tigray Savaşı”nda yarım milyon insan hayatını kaybetti ve 4,5 milyon kişi ülke içinde yerinden edilmiş durumda.

Yemen’de de Husi İsyancılarla hükümeti kuvvetlerinin çatışmaları hız kesmiyor.

Çatışmalara İran ve Suudi Arabitan her daim dahil olmakta. 2015'ten bu yana, savaş sonucunda 370.000'den fazla insan öldü.

Birleşmiş Milletler ’in, 37 milyon nüfusun yüzde 97'sinin yoksulluk sınırında olduğu Afganistan’da durumlar içler acısı.

Pakistan’da durum pek farklı değil. Ülkede ekonomik kriz ve yoksulluk had safhaya ulaştı. İnsanların gelirleri sabit kalınca ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaya başladılar. Üstelik yakın zamanda meydana gelen doğal afetler de bu sıkıntıyı kat ve kat yükseltti.

Sri Lanka’ya gelince.. Hayatın zorluğunu onlardan birinin anlatımıyla sunalım:

“Öğretmen artık okuluna ulaşamaz, balıkçı artık dıştan takma motoru çalıştıramaz. Yakıt yok, lastik yok, makarna yok, ilaç yok: Sri Lanka'nın mağazalarındaki raflar boş, benzin istasyonları kapalı.”

Ülke, 1948'de bağımsızlığını kazanmasından bu yana ilk kez borcunu ödeyemedi. 

1 Şubat 2021'de Nobel Barış Ödülü sahibi ama Müslümanlara yönelik katliamlarıyla bildiğimizi Aung San Suu Kyi'nin darbeyle indirilmesiyle iktidarı elinde bulunduran askeri cunta Myanmar’da kontrolü sağlayamadı. Yani gölgede kalan büyük dramlardan biri de Myanmar’da yaşanmaya devam ediyor.

Savaşın gölgesinde kalmış bu krizler için kendi derdine düşmüş Avrupa’dan hiçbir olumlu bir adım olmayacak.

Zaten bu krizlerin başlangıç noktasını Avrupa’da aramak hiç de yanlış olmaz. Kendileri zorluk yaşarken neden yerlatı ve yerüstü zenginliklere sahip olan Asya ve Afrika müreffeh olsun ki! Şimdiye kadar müreffeh hayatların katili olan Avrupa bu zor dönemlerde bir el uzatacak değil.

Ne varsa emperyalist zihniyetten uzak, çoğu zaman tamamen insani değerlerden, bazen “kazan kazan ilkesi”yle hareket eden Türkiye’de var.  

 

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları