
Zaman, insan beklentileriyle beraber kent ihtiyaçlarını da değiştiriyor. Değişim sadece insanın kendisinde olmuyor. Geçen her bir yıl , şehrin mimari yapısından sosyo ekonomik beklentilerine kadar her şeyi yeni baştan yazıyor.
Ben buna, ‘ Zamana ayak uyduran kent ‘ diyorum.
Bahsettiğim olguyu çoklu parçalara bölebilirsiniz. ‘’ Şehir beklentisi, şehirlinin beklentisi. Kent ihtiyacı , kentlinin ihtiyacı. Geçmiş ile yüzleşen günümüz, günümüze hatıra bırakan geçmiş. ‘’
Ve en önemlisi , bugünden geleceğe miras kalacak olan kent beklentileri…
Biraz daha açayım…
Gebze , zamana ayak uydurarak değişiyor. Bu sadece fiziki değişim değil. Şehrin yapılaşmasından kentleşmeye giden beklentilerine kadar her şey değişiyor. Ve kenti kent yapan, kentlinin beklentilerine dair ne varsa yenileniyor, değişiyor. Sanki şehir farklı bir vücut buluyor .
Dolaysıyla şehre yön verenlerin bakışı ve hizmet üretenlerin kalibresi de bu değişime uyum sağlıyor.
Mesela ; Bundan otuz yıl öncesine gidelim. Hatırlayanlarınız olacaktır. Gebze’de değil sadece, belki de Türkiye’nin hemen her bölgesinde aynı mantık vardı . Kamu alanlarına eğlence inşa etmek için özel işletmeye verme lüksü..!
Gebze’de bu mantıktan payını fazlasıyla alıyordu. Şimdinin kent meydanın tam ortasında Gülabi Kaya’ya ait tekel büfe bulunurdu. Şimdiki Gebze Belediyesi’nin bulunduğu yerde , tam da başkanlık katına denk gelen alanda Yücel Şamdan’ın işlettiği tekel büfe vardı. Eskihisar Kahve Deryası’nın bulunduğu yer, merhum Kürt Fevzi ile Yılmaz Uçak ikilisinin müzikholüydü . Bir de plaja ait soyunma kabinleri vardı müzikholün yan tarafında. Aksesapağı , İstasyon, Osmanyılmaz vs. Aklınıza gelen nerede kamu yeri vardıysa üzerinde mutlaka ya birahane, tekel büfe, müzikhol, türkü bar vardı. Çünkü o yıllarda toplumun beklentisi bu yöndeydi . Yerel yönetimde kesinlikle hizmetini bu paralelde yapardı. Gebze Belediyesi yönetimi SHP’li M. Emin Akın’daydı.
‘ Zamanla beraber beklentiler de değişiyor’ dememde ki kasıt bu işte. Kentlinin beklentisi de, kentin kendi beklentisi de bu mantıkla değişti, değişiyor, durmaksızın değişeceğe de benziyor.
Zira bugüne gelindiğinde ; kamu alanlarının geçmişe göre daha farkı eğlence alanlarına dönüştüğünü görebiliyoruz. İnsanların nefes alabildikleri, toplumun birlikte eğlence ve dinlence keyfini yaşayabildikleri alanlar. Millet bahçeleri, kent meydanları , çocuk parkları ve büyük mesire alanlarını sayabiliriz.
Örneğin ; Gebze’de eski kışlanın olası beton yığınlarından kurtarılarak millet bahçesi yapılması kentin, kentinin ve kenti yönetenlerin başarısıdır. Mahallelerde çoğalan çocuk parkları buna örnektir. Tüm bu donatılar zamanın değiştirdiği değişimin sonucudur. Ve bunu iyi okuyabilen yerel yöneticiler, vatandaş nezdinde başarılı bulunurlar.
Gebze’de kamu alanının doğru yatırıma dönüştürülmesine somut ve son örnek ise Pelitli Bayraktepe Mesire Alanı’dır. Geçtiğimiz gün Başkan Büyükgöz tarafından önce basın mensuplarına gezdirilen, ardından da hizmete açılan Bayraktepe Mesire Alanı kimin fikriyse, proje anası kimse , o'nu alnından öpmek gerekir.
Şayet projenin fikir babası , Şehir Planlamacısı Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ise , biline ki adını ölümsüzleştirmek adına siyasi tarih yolunda ciddi bir hamle yapmış oldu.
Davet almama rağmen, önceden planlanmış önemli bir randevum nedeniyle önceki günkü Bayraktepe basına tanıtım programına katılamamıştım. Fakat henüz inşa aşamasında gittiğim, gördüğüm Bayraktepe'nin Gebzeliler için bir oksijen deposu olduğunu söylemem gerek.
Sadece Gebze değil; Kartepe'den Kadıköy'e , Kocaeli - İstanbul ikileminde çok ciddi bir yaşam alanı kazanıldığı gerçeği de var ortada. Bayraktepe bizim için bir Gülhanepark olabilir. Bilenler Gülhanepark'ın İstanbul için önemini bilir.
Bilenler ceviz ağacını da bilir.
Bayraktepe'ye yönelik madalyonun bir de diğer yüzü var. O da şu; Şehir merkezinde araç ve bina arasında sıkışıp kalan Gebzelilerin can simidi konumundaki Bayraktepe Mesire Alanı Gebze için çok önemli bir şanstır. Zinnur Başkan’ın belki de ‘ kıymeti harbiyesi’ ender projelerinden biridir. O nedenle Gebzeliler’e düşen , siyasi gözlüğü bir kenara bırakarak projenin keyfini çıkarmak ve tebrik etmek olmalıdır.
Böylesi mükemmel bir projeye yönelik bir de öneride bulunayım ; Bayraktepe herkesin her an ulaşabileceği bir yaşam ve kültür diyarı olmalı, sadece aracı olanların değil. O nedenle, böylesi güzel bir projeye mutlaka servis desteği verilmeli. Özellikle yaz sezonu kesinlikle otobüs seferleri konulmalı. Bu önerimi Başkan Zinnur Büyükgöz ve yarenlerinin ivedilikle hayata geçireceğine inanıyorum.
Bayraktepe Mesire Alanı , Gebze’ye ve Gebzelilere hayırlı olsun.