
Sivil toplum inisiyatiflerinin ve hemşeri birlikteliklerinin toplumsal yaşamın omurgasını oluşturduğu Gebze gibi endüstriyel cazibe merkezlerinde, bazı kararlar sadece bir kurumun iç meselesi olarak kalmaz; doğrudan şehrin sosyal dokusuna, siyasi dengelerine ve geleceğine yön verir.
GEBZESİAD ‘ın ( Gebze Sanayici ve İş Adamları Derneği ) aldığı, GTO mevcut başkanı ve yeni dönem adayı Abdurrahman Aslantaş’ı destekleme yönündeki karar, tam da bu nitelikte tarihsel ve stratejik bir adımdır. GEBZESİAD Başkanı Muhammed Cihat Demirtaş’ın yönetim kurulu ve istişare kurullarının ortak iradesiyle olgunlaştırılan bu tercih, sadece kurumsal bir devamlılık hamlesi değil, aynı zamanda sivil toplum etiğinin nasıl çalıştırılması gerektiğine dair , Gebze’deki STK’lara ders niteliğinde bir duruştur.
Başkan Demirtaş ve yönetiminin sergilediği bu olgun tutumun en temel değeri, "istikrar ve güven" unsurlarının rasyonel bir temelde harmanlanmış olmasıdır. Sivil toplum kuruluşlarında başarı, ancak vizyonların istikrarlı kadrolarla hayata geçirilmesiyle mümkün olur.
3 Kasım’a hızla ilerlenen bu süreçte GTO Başkanı ve Adayı Abdurrahman Aslantaş’ın bugüne kadar ortaya koyduğu performans, çözüm odaklı yaklaşımı ve kitleleri kucaklayıcı vizyonu, GEBZESİAD ‘ın bu desteğini fazlasıyla hak ettiğini göstermektedir. Demirtaş ve yönetiminin kişisel hesaplardan arınarak, kurumsal menfaatleri ve ortak akıl ilkesini ön planda tutarak aldığı bu karar; liyakatin, vefanın ve başarılı projelerin ödüllendirilmesi bakımından son derece isabetlidir, yerindedir ve vicdani bir zemine oturmaktadır.
Ancak bu kararın önemi, yalnızca GEBZESİAD ’nin kendi iç dinamikleriyle sınırlı tutulamayacak kadar geniştir. Gebze’deki diğer sivil toplum kuruluşları, yöresel dernekler, mesleki teşekküller, esnaf odaları ve kitleleri arkasından sürükleyen kooperatif yapılar için bu karar adeta bir manifesto niteliği taşımaktadır.
STK’ların ve kitle örgütlerinin en büyük açmazı, kısır çekişmeler, bireysel ihtiraslar veya dış müdahaleler nedeniyle enerjilerini yanlış mecralarda tüketmeleridir. Muhammed Demirtaş ve ekibinin gösterdiği bu erdemli duruş, tüm bu yapılara örnek olmalı ; "ben" yerine "biz", "bölünmek" yerine "kenetlenmek" prensibinin ne kadar hayatî olduğu idrak edilmelidir. Şehirlerin kalkınması, sivil toplumun kendi içindeki dayanışma kalitesiyle doğrudan orantılıdır. Yöresel derneklerin ve STK’ların bu tür stratejik kararlarda kişisel kırgınlıkları bir kenara bırakıp ortak hedeflere odaklanması, Gebze’nin genel refahına ve sosyal barışına doğrudan hizmet edecektir.
Toplumsal yapıları kenetleştiren, farklı kesimleri ortak bir paydada buluşturan bu tür kararlar, yaklaşan seçimlerin seyrini ve sandık sonuçlarını da kökten etkileyecek potansiyele sahiptir. GTO’daki seçim süreci, sadece adayların bireysel vaatleriyle değil, arkalarındaki toplumsal tabanın ne kadar organize ve bilinçli hareket ettiğiyle şekillenir. GEBZESİAD’ın , Başkan Abdurrahman Aslantaş’a yönelik net ve kararlı duruşu, destek kararı sahada müthiş bir sinerji yaratacak, ikilemde kalan, Araf’ta duran kararsız üyelerin yönelimini netleştirecek ve seçim sonuçlarına doğrudan tesir edecektir.
Velhasıl ; Geçtiğimiz gün Muhammed Demirtaş’ın basın toplantısı davetine her ne kadar icabet edememiş olsam da, sezgi ve öngörülerimin antenlerini açarak yazıyorum . GEBZESİAD’ın Aslantaş’ı destekleme kararı, Gebze’nin sivil toplum hafızasına altın harflerle kazınacak türden bir basiret örneğidir. Şehrin kültürel ve sosyal zenginliğini temsil eden yapıların, böylesine kritik kavşaklarda doğru yerde durabilmesi, geleceğe daha umutla bakmamızı sağlamaktadır.
Abdurrahman Aslantaş’a verilen bu güçlü desteğin Gebze’deki tüm kitle örgütlerine ilham vereceğinden ; ortak aklın kazanacağını ve bu güzelim Gebze’de kardeşlik hukukunun her daim galip geleceğini yazmakta fayda var.