Her kötülüğün anası nikotindir

30 Eylül 2026 Saat: 15:35
DUAYEN / Ercan SARIÇAM

Alışılagelmiş bir laf vardır ya ; "Her kötülüğün anası alkoldür " diye. Yılların birikimi, gördüklerim ve kendi bedenimde yaşadığım acı tecrübeler bana artık bunun tam tersini söyletiyor.  

Bence artık her kötülüğün, her hastalığın başlangıcı ve asıl anası sigaradır, tütündür, nikotindir. ​Kırk yıl boyunca günde üç paket, son zamanlarda ise dört pakete çıkardığım bir sigara tiryakisi olarak bunu söylemekte mahzur değil, adeta bir insanlık borcu görüyorum. Yıllar boyunca bu illetten kurtulmak için ne uzun mücadeleler verdim. Geçmişte sayısız kez denedim. Bu satırların yazarını tanıyanlar, bu bağımlılığımı da bilirler.

Kimi zaman üç gün, kimi zaman on gün, hatta 2-3 ay sigara içmediğim oldu. Ama yetmedi, yine başladım, yine başladım, yine başladım. Benim gibi milyonlarca tiryakinin, bu tuzağın içinde debelendiğini çok iyi biliyorum. Kimi psikolojik destek arıyor, kimi tıbbi tedavi yollarına başvuruyor. ​

Gel zaman git zaman, nitekim nihayetinde sigarayı aslanlar gibi kendi irademle, bir gecede bıraktım. " İçmeyeceğim " dedim ve koyduğum bu iradeyle iki yılı devirdim, hamdolsun içmiyorum. Hayatım boyunca sigara kullanmamış bir insan edasındayım.

Asıl reçetenin inanmaktan geçtiğini söylemeliyim. ​Bu satırları kaleme almamın sebebi ; Sadece kendi zaferimi anlatmak değil. Sigara, gerçekten ölümün başlangıcı olan en sinsi, en illet ve en nankör hastalıktır. Bana göre sigara içen insanlar da hasta insanlardır.

Ve evli bir erkek düşünün ; eğer eşi sigara içmiyorsa, o kadın gerçekten cennetliktir.

Kusura bakmayın da yazmak zorundayım ; Çünkü sigara içen bir erkek o kadar pis, o kadar mendebur, o kadar iğrenç bir koku salıyor ki etrafına... O kokuyu bile bile eşi hissediyor, duyuyor ve o adamın kahrını, o ağır atmosferi çekiyorsa, o kadın cennetlikten başka ne olabilir ? ​

Son iki yıldır sigara içmiyorum ancak işin gerçeği şu ki ; Son altı  aydır sol bacağımda ortaya çıkan damar tıkanıklığı ve damar daralmasıyla (periferik arter hastalığı) alakalı çok ciddi bir tedavi süreci içindeyim.  Sağlıkta en önde giden Merkez Prime Hastanesi’nin yetenekli hekimlerinin, Yönetim Kurulu Başkanı, kıymetli dostum Dr. Hakan Höbek Bey’in ve özellikle üzerimde çok büyük çabası olan Doç. Dr. Kardiyolog Ersin Sarıçam yeğenimin yakın takibiyle altı aydır  ilaç tedavisindeyim.

​Kıymetli hekimlerimizin de teyit ettiği üzere ; Nikotin ve tütün dumanındaki binlerce toksik kimyasal, damar iç yüzeyini (endoteli) tahrip ederek aterosklerozu, yani damar sertliğini tetikler. Damarlarda plak birikimine ve kan akışının durmasına yol açar. Eğer ben sigarayı tam zamanında, yani iki yıl önce bırakmamış olsaydım, bugün belki de ayağımı kaybetme noktasına gelecektim. Bugün yaşadığım o acı ve zorlu tedavi, sigaranın yıllar boyunca damarlarımda ördüğü duvarın sonucuydu. Erken bırakmış olmam, belki de en büyük uzvumu, hayatımı kurtardı.

O yüzden sigara içmek benim gözümde artık dünyanın en iğrenç, en tehlikeli alışkanlığıdır.

Israrla söylüyorum ; Kendinizi sevin, bu illüzyondan kurtulun. Kim olursanız olun, yaşınız kaç olursa olun, cinsiyetiniz ne olursa olsun , bu satırları okuyan  ve sigara içen herkese sesleniyorum : Sigaradan bir an önce kurtulun. Bundan kurtulmak tamamen sizin şahsi kararınız ve iradenizle alakalıdır.

Sakın " bırakamıyorum " diye kendinizi avutup kandırmayın.  

Psikolojik ya da tıbbi medet umma safhalarını bir kenara bırakın. Çünkü bu iş kafada, beyine kazınan kararla biter. Kararı verecek olan sizsiniz.

Benim gibi günde dört paket sigara, on tane bira içen manyak bir tiryaki  bile bırakmış ve üstelik tövbe  etmişse sizler pekala bırakabilirsiniz. ​

Tecrübemden yola çıkarak şunun da altını çizeyim ; Bugün sigaranın zararını hissetmeyebilirsiniz, dumanı içinize sindirirken keyfini çattığını düşünebilirsiniz. Hatta diğer  avucunuzun ortasında  sek viski veya rakı kadehi , ya da bira şişesi olabilir. Öyle  bir havada  kendinizi zengin , ulaşılamaz, kral , en yakışıklı , en güzel , en karizma , imparator , çok güçlü adam , çok zeki kadın  olarak görebilirsiniz de.

Fakat yarın öbür gün, beş sene, on sene sonra çok geç olabilir. Hayatı boyunca görmediği  girmediği ortam , yemediği halt kalmamış  biri olarak , benim  gibi acı gerçekle  karşılaştığınızda, çok pişman olacaksınız.Tez elden, tez vakit bu illetten sıyrılın. Sigaradan kurtulmanız için o kadar çok sebebiniz var ki...

Siz bir cansınız, siz bir insansınız. Çoluk çocuğunuz, aileniz var. Yarın uzuvlarınızı kaybedebilirsiniz, organlarınızdan, en önemlisi yaşamınızdan olabilirsiniz. O gün geldiğinde yanınızda hiç kimse olmaz.

​Bırakın başkalarını, önce kendinizi sevin. Kendinizi sevmek için sigarayı bırakın. Sigarayı bırakın ki yeniden insan olduğunuzu, nefes almanın asıl manasını hatırlayın.

​Eğer bu illeti bitirmek istiyorsanız, size net bir reçete vereyim ; Evinize sigara paketiyle girmeyin. Sabah yeni güne başladığınız zaman sigarayla güne başlamayın. İradenize sahip çıkın. O günü atlattıktan sonra sigarayı kesinlikle bir daha vücudunuzda, beyninizde istemeyeceğinizden emin olabilirsiniz.

Sigarasız bir hayata "Bismillah" deyin.

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız