Ramazan Başkan ve Dilovası'nı " Gülovası " yapmak...

13 Ekim 2026 Saat: 15:20
DUAYEN / Ercan SARIÇAM
Zaman, hafızanın ve toprağın en tarafsız tanığıdır. Bir kentin nereden geldiğini bilmeyenler, orayı nereden nereye götüreceklerini kestiremezler.
​Çocukluğum Dilovası’nda geçti...
Büyüdüm , bu kentin gelişmesi, kalkınması için gece gündüz emek harcadım.
Dilovası Belediyesi’nde 7 yıl boyunca merhum adaşımın  basın  danışmanlığı görevini yürütürken, bu topraklara hizmet etme onurunu yaşadım. Sularını içtiğim, havasını soluduğum, en güzel günlerinde yeşilinin  tadını çıkararak yaşadığım Dilovası , benim için sadece geçmişte kalmış bir anı değil,  us'umdaki en güzel kent, hafızamdaki en derin izdir.
​Bir gazeteci ve o kentin evladı olarak Dilovası’na bakışım, doğal olarak her bakışın çok ötesinde, çok üstündedir. İlk günden bu yana tek bir arzum oldu ;  Dilovası’nın sürekli gelişmesi, büyümesi ve burada yaşayan hemşehrilerimin çağdaş, modern bir kentte insanca nefes alabilmesi.
​Dilovası’nı gerçekten anlayabilmek için sanayi çarklarının, fabrika bacalarının henüz toprağı ve havayı kuşatmadığı o efsunlu yıllara dönmek gerekir. Zeytinliklerin yeşile doyduğu, muşmula bahçelerinin kokusunun rüzgara karıştığı ;  iri, kıpkırmızı, lezzetiyle dillere destan kirazlarının bereketiyle belediye amblemine dahi simge olduğu o kadim günlere...
Kayacıkların  altından elimizle alabalık yakaladığımız  Dil Deresi’nin şarıl şarıl aktığı, pırıl pırıl sahillerinde çocukların koşuştuğu o efsanevi zamanlara...
​İşte mevcut Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, tam da bu toprağın, bu temiz havanın, bu köklü hafızanın içinden süzülüp gelen bir isim. 
Ailesiyle, geçmişiyle bu kentin harcında alın teri olan , Dilovası’nda doğup büyüyen Ömeroğlu, kentin hem tüm güzelliklerini hem de yıllar içinde biriken yaralarını en iyi bilenlerden biri. Nitekim  hemşehri hukukunun o samimi gücü, hem de AK Parti’nin saha hakimiyetiyle sandıktan net bir zaferle çıkarak görevin başına geçti. Kendi çapında gayret ediyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor. Allah yolunu açık etsin.
​Ancak Dilovası’nın kronikleşmiş, kader gibi görünen bir "siyasi geleneği" var.
​1987’de kurucu belde olan bu topraklarda, merhum efsane  Ercan Dalkılıç dönemi hariç, göreve gelen her başkan ( Halit Yaşar, Musa Kahraman , Cemil Yaman , Ali Toltar  ve  Hamza Şayir  ) adeta yazılı olmayan bir kuralmış gibi sadece "tek bir dönem" yapabildi. AK Parti’den gelen isimler de keza MHP’den seçilen Musa Kahraman da bu kaderi değiştiremedi. Bugüne dek gelen her siyasetçi ellerinden geldiğince projeler üretti, bir şeyler yapmaya çalıştı ve birer hatıra bırakıp gitti.
​Peki, Ramazan Ömeroğlu bu tarihi ezberi ve kaderi bozabilir mi?
​Evet, bozabilir.
​Çünkü Ramazan Başkan, kente tepeden bakan değil, kentin sokaklarında karşılığı olan bir siyasetçi. 7’den 70’e herkesin kapısını çaldığı, çocukla çocuk, büyükle büyük olan; güler yüzlü, toplumla barışık ve samimi duruşuyla gönüllerde taht kurmuş bir isim. Taban zaten arkasında, halk zaten seviyor.
​Ancak "sevilmek", bir şehri geleceğe taşımak ve ikinci dönemi garantilemek için tek başına yeterli değildir. Efsane olmak, ezber bozmak ve ismini kentin tarihine altın harflerle yazdırmak isteyen bir liderin yapması gerekenler bellidir. Ben de kentin hafızasına sahip bir gazeteci ve eski bir belediye  danışmanı sorumluluğuyla,  bu çorbada bir nebze tuzum, kentin geleceğine küçük bir katkım olsun diyerek şu tarihi önerilerde bulunmak istiyorum:
​1. Çevre kirliliğine neşter ve yaşam hakkı
​Bu kentin en büyük kanayan yarası, ne yazık ki ölümcül çevre kirliliğidir. Özellikle geceleri sinsice havaya salınan ve kanser vakalarına yol açtığı bilinen o öldürücü baca dumanlarına artık kesin bir çözüm bulunmalıdır. Sanayicilerle, ilgili bakanlıklarla ve denetim mekanizmalarıyla kararlı bir irade ortaya konulmalı; Dilovası insanının temiz hava soluma hakkı hiçbir ekonomik gerekçeye kurban edilmemelidir.
​2. Estetik kentleşme, yatay mimari ve şehir girişleri
​Çarpık kentleşmenin önüne geçilerek ilçede modern, insan odaklı ve yatay mimariyi esas alan projeler geliştirilmelidir. E-5 ve otoyol aksında yer alan Dilovası’nın giriş ve çıkışları, gelip geçenleri imrendirecek estetik mozaikler ve kent peyzajıyla donatılmalıdır. Otoyoldan geçen milyonlarca insan, griliğin içinden geçerken aniden renk cümbüşüyle ve estetikle parlayan büyüleyici bir kentle karşılaşmalıdır.
​3. Sanayi kenti değil, sahil ve sosyal yaşam şehri
​Dilovası denince akla sadece fabrikaların gelmesi bu kente yapılmış en büyük haksızlıktır. Bu kent; bir Değirmendere’den, bir Gölcük’ten, hatta Kartal ve Pendik sahillerinden çok daha potansiyelli, bakir bir sahil kenti olmaya hazırdır. Eskinin berrak sularını ve amblemine hayat veren o kiraz, zeytin ve muşmula yeşilini hatırlayan biri olarak, kentsel dönüşümde çevre ve sosyal donatı projeleri önceliklendirilmelidir.
​4. Gençliği kazanan geleceği kazanır
​Özellikle gençler üzerinde olumlu ve dönüştürücü izler bırakacak adımlar atılmalıdır. Gençleri hantal ve sorumluluktan uzak bir anlayıştan arındırarak ; sanata, spora, kültüre, iş dünyasına, siyasete ve ticari hayata yönlendirecek imkanlar ve merkezler inşa edilmelidir. Kendi gençliğine sahip çıkan bir Dilovası, geleceğine de en sağlam harcı koymuş olacaktır.Gençler, Kandıra ile tanışmamalı, tanışanların ise ıslahı yönünde adımlar atılmalıdır. 
​5. Siyasi denge ve ikinci dönemin anahtarı
​Eğer Ramazan Ömeroğlu, kentin acil ihtiyaçlarını doğru bir öncelik sırasına koyar, teşkilatla olan bağlarını daha da çelikleştirir ve Ankara ile olan bürokratik diyalogları en üst seviyede tutarsa ; arkasındaki halk desteğiyle birlikte önünde hiçbir engel kalmaz. İkinci dönemi görmemek için hiçbir sebep yoktur.
​Velhasıl, toparlayacak olursak ; 
​Ramazan Ömeroğlu’nun heybesinde belde sevgisi var, tecrübe var, donanım var ve hepsinden önemlisi samimi bir belde aşkı var. Dilovası, Kocaeli’nin ve bölgemizin en kıymetli katma değerlerinden biri olmaya fazlasıyla aday.
​Bütün mesele, kentin üzerindeki o tozu silkelemek, sorunlara neşter vururken estetik, çevre ve sosyal dokunuşları ihmal etmemektir.
​Dilovası’nı adıyla müsemma bir " Gülovası " yapmak da, adını bu topraklara altın harflerle yazdırmak da artık tamamen Bay Başkan’ın basiretine, cesaretine ve sebatına kalmıştır. 

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız