
Ne gözyaşı isterim, ne de acı bir çığlık;
Dosttan, sıladan uzak ölümü sevmiyorum.
Ölümün pençesinde insan aciz bir varlık,
İnanç, ihlasla versin kalbim son nefesini...
Ruhuna kanat takıp açıp göklere kadar,
Tekrar toprağa iner mezar kolların açar.
Yıllarca atıp duran göğsümdeki saatler,
Derin bir sessizlikle durduracak sesini...
Ardımdan dost, akraba belki matem tutacak,
Yaptıklarım şeyleri konuşarak anacak.
Arkada bıraktığım eserler söylenecek,
İnsan o zaman anlar, ruhun mukaddesini...
Her gün bir adım daha varıyoruz yarına,
Geçmiş bunca yılların aldanmışız karına.
Dört elle sarılmış sak fani dünya malına,
BOZÇALI der bekleriz hesabın gelmesini...