Dr. Hakan Höbek’in bu kente katkısı

2 Haziran 2024 Saat: 19:34
DUAYEN / Ercan SARIÇAM

Bizim toplumda  gazeteci-yazarlar için oturmuş bir kanı vardır. Özellikle köşe yazarları ; ’eleştiren’, ‘vuran’, ‘hırpalayan’,  gibi algılanır. Oysa bir gazetecinin görevi haber  verirken  ‘sorun-sorumlu’ arasında nasıl ki ‘köprü’ görevini icra ediyorsa, köşe yazarı da ‘’yol gösteren’’, ’’ışık olan’’, ‘yapıcı eleştirebilen’’ de  olmalıdır.

Bu düşünce sadece gazeteciler için değil, sıradan , sade vatandaş için de geçerlidir. Okur, yani vatandaş da gerçekleri analiz edebilmeli, yüksek sesle konuşabilmeli, reel olmalıdır. Sokakta ki vatandaşta hak edenin hakkını teslim etmelidir.

Sadece  gazeteci veya sıradan vatandaş mı?

Elbette değil. Yöneten de, siyasi erkte, devletin bürokrasisi de hak edene hakkını teslim etmeli, zaman zaman da gönüllerini almalıdır. ‘’Çam sakızı çoban armağanı ‘’ misali, bölgeye katma değer katan her bir değere sahip çıkmalıdır.

Çünkü ülkemizde ve bölgemizde öyle güzel şeyler oluyor, güzel insanlarda bulunuyor ki.  Biz gazetecilere ayrıca  düşen,  bu güzellikleri  bulup çıkarmak, bilinenlere  ise toplum önünde haklarını teslim ederek,  daha fazla  ‘hak teslimiyetinde’ etken olabilmektir.

Elbette bu güzellikleri ve güzel insanları konuşurken, ‘abes’, ‘ kalleş ‘ , ‘ dengesiz ‘’ , ne olduğu meçhuller de çıkacaktır. Ki bu karakterdeki ruhlar, genel de menfaat üzerine yoğunlaşan, çıkarcı şarlatanlardır. Sülük misali yapışırlar,  ya da kene gibi emmek isterler  başarılı insanları, kurumları.

Konumuzla pek alakası olmasa da , nedense aklıma birden bire Merkez Prime’da geçen hafta cereyan eden 112 Acil elemanının filmleri geldi. Tanımam etmem. Lakin küçük yollu araştırınca epey ip uçları da yakalayabilmek mümkün.

Merak ya ; Mesela o elaman , böylesi başarılı bir özel hastaneye sülük mü olmak istedi.? Veya , herkesin her derdine deva olmak için kendini paralayan Hakan Höbek gibi bir insana kene mi olmak niyetindeydi ? Diğer hastanelerle ilişkisi nasıldır? İşleri nasıl yürütüyor.. Yığınla deli sorular akla geliyor. Konu yargıya taşındığı için fazlaca irdelemek bize düşmez, muhtemelen ilgili merciler bu sorulara da yanıt arayacaklardır.  

Neden , niçin, ne niyetle her gittiği yerde mekanların görüntülerini izinsiz çeker, konuştuklarının ses kayıtlarını alır. Nedir maksat.? Tam bir FETÖ taktiği.!

Madem konuyu Hakan Höbek’e kadar getirdik, o halde birkaç satır yazalım.  Hayatın kuralıdır; Bazen , bazı insanlarla ne zaman nasıl tanıştınız hatırlayamazsınız. Çünkü dostluk ve insani ilişki o denli dürüst ve saygılı yürür ki, başlangıcınızı hatırlama gereği bile duymazsınız. Muhtemelen sizlerin hayatlarında da bu nitelikle dostluklar vardır.  Merkez Sağlık Grup Başkanı Dr. Hakan Höbek’de benim için böyledir. Ve inanıyorum ki, Gebze bölgesinde Höbek’le dostluğu bu bağlamda olan yüzlerce insan vardır.

Bugün, bölgemizde çok  sevilip  tanınmasına karşın ve  bizim  satırlara hiç de ihtiyacı  yokken, Höbek’e  yönelik gözlem ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.  Zira bu da bir gazetecilik görevidir.. Madem bizim meslek bir nev-i kamu  sorumluluğuysa , kamuya mal olmuş bir ‘’değer’’den bahsetmek abartı olmamalı.

Geçenlerde kendisiyle hasbihal yaparken yazmaya karar verdim..  Höbek’in Gebze sağlık sektörüne katkılarını ve insana verdiği değeri bilmeyen yoktur.  Bölgemizde  sağlıkta başı dara düşüp de, Höbek’in katkısını görmeyen de neredeyse bulunmaz.

Hatta belediyeler.. Size bir anekdot düşeyim. Hani her sünnet sezonu bölgemizdeki belediyeler  toplu sünnet töreni yaparlar ya. Hani  her belediye 200-300 çocuğu sünnet ettirip caka satarlar ya. He işte o çocukların sünnet hizmetini aslında Höbek’in hastaneleri karşılar ve beş kuruş para almaz.  Bundan  Sağlık Bakanı Fahrettin Koca  ile Vali Seddar Yavuz’un haberleri var mı bilmem. Yoksa da öğrenmiş oldular şimdi.

Şehit aileleri, engelliler, aç ve açıkta olanlar daha ne anlatayım ki. Hepsi ücretsiz hizmet alır,  Merkez Sağlık Grup’tan.

Teşbihte hata olmaz , ‘’ Mevlana gibi adam’ derler ya, onun gibi bir şey.

Şu söyleyeceğim tespitim, size  ‘o kadar da değil’’ dedirtebilir belki ama, iddia ediyorum ki , Gebze’de bugün ‘’En tanınan isim ve en sevilen kişiler’’ başlıklı bir anket yapılsa ve o ankete Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ismiyle beraber  Dr. Hakan Höbek ve sekiz farklı kişi yazılsa, inanın Höbek ikinci sırada yer alır.

Peki niçin bu denli radikal ve keskin ifadeler kullanıyorum?

Çünkü analiz ve gözlemlerimde yanılmadığımı bilirim. Meslekte 30 yılı devirmiş bir muharrir olarak, ele aldığım konunun muhteviyatının kokusunu kilometrelerce uzaktan duyabilirim. Dr. Höbek’in Gebze’ye saldığı ‘insan sevgisi’ de böyle bir şey.

Ne demek istediğimi biraz daha açayım…Ve bir soru yönelteyim, cevabını siz  bulun. Elinizi vicdanınıza koyarak vereceğiniz cevap şüphe duymuyorum ki, benin tezlerimi destekleyecektir.

Kocaeli’nin batı yakasında  bildiğiniz gibi çok sayıda  sağlık kuruluşu  var. ‘’Özel  ya da  kamu  hastaneleri içerisinde bildiğiniz, tanıdığınız  Doktor ismi  söyleyin‘’ diye sorulduğunda , aklınıza ilk gelen Höbek değil midir? Yo,  tevazu  yapmanıza gerek yok, doğrusu budur. Bir çok insan için  akla ilk gelen isim Höbek’tir.

Niçin Höbek’tir…?

İşte  durup dururken Hakan Höbek’i kaleme almamın sebebi  bu sorunun içinde saklıdır..

Çünkü Höbek sadece bir tıp doktoru değildir..

Gebze Özel Merkez Hastanesi ve Merkez Prime Hastanesi’nin  kurucu / sahibi olması ve böylesi  önemli bir sağlık kurumlarını  ilçemize kazandırması da değildir. Hastanelerini  modern tıbbi cihazlarla  donatılmış olması, hasta girenin sağlığına kavuşarak çıkmış olması da gerekçe değil. Veya bırakın ülkemizin hemen her ilinden gelenleri, yurt dışından dahi şifa bulmak için Gebze’ye, Merkez Hastanelerine gelen hastaların olması da yazıma etken değil.

Hadi bunu da geçtim…

Yetenekli hekimleri barındırması, tecrübeli ve nazik personelinin olması da  yazı konumuza girmiyor. Ya da  bölgemizde organ nakli yapabilen tek hastane olması …

Tabii ki bu donatıların her biri  özel bir sağlık kurumu için çok ama çok önemli etkenlerdir. Lakin bana göre Höbek’i, Höbek yapan, kimine göre ‘Hakan hoca’, kimine göre ‘’Hakan Bey veya Hakan abi’  eden, onun ‘insan sevgisi ve insana verdiği değerden kaynaklanıyor. Her şeyin para olmadığını, ‘’önce insan’ a değer verilmesi gerektiğini kişiliğiyle bütünleştirmiş  insandır  Dr. Höbek.  Hekimliğindeki yetenek ve becerisini insani boyutuyla birleştirdiği için Gebze’de ekol olmuştur.

Ondandır ki bugün  Höbek ismi efsane gibi  dilden dile yayılıyor.  Zaman zaman etrafında sülük ve keneler tur atmaya çalışsa da.

 

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları