Kanatlı melekler uçtu !

19 Nisan 2026 Saat: 17:10
Gül AKDEMİR KURT

Şanlıurfa’dan gelen  haberin şokunu henüz atlatamadan , Kahramanmaraş’ta patlayan silahlar , oradaki sadece 10 canı almadı, 86 milyon canının orta yerine işledi mermiler.

Bu satırları yazmaya  oturduğumda olayın üzerinden neredeyse bir hafta geçmişti. Fakat  içimdeki sıcaklık soğumamış, halen inanamıyordum. Beynim karmakarışık duygularla doluydu. Yığınla sorular yiyip bitiriyordu dağarcığımı.

Neden, nasıl, niye…?

Çocuk dediğimiz çocuklara ne oldu böyle.

Elleri kalem tutması gereken  çocuklarımız neden değişti, niçin değişiyor, elmalı şeker, pamuk şekeri tutması gereken çocuklarımız nereye gidiyor böyle ? Aklımda onlarca deli sorular.

Neresinden bakarsanız bakın , her olayda olduğu gibi içimizi kahreden bu iki olayda da aile kavramı  öne çıkıyor:  Ailenin ya da ailelerin  sorumsuzluğu , duyarsızlığı , korkaklığı , ürkekliği ilk aklımıza gelen sebepler.  

Gerçekten de böyle değil mi…!

İşi sadece sosyal medyaya bağlamak yetmez.

Konuyu sadece  özenti kategorisine sığdırmak olmaz.

Çocuğun arkadaş çevresinin bozukluğu da tek başına etken değil.  Her iyilik ve kötülüğün temeli eğitim ve aile kavramıyla şekillenir. Bu tezi inkar etmek , kendini inkar etmektir. O nedenle saydığım  diğer gerekçelerin en üstüne aileyi koymak ve oradan yola çıkmak gerek.  Bir de işin TCK ayağı var. Bazen benzer konuları içeren yazılarımda dile getirdiğim gibi , TCK’da çocukları caydıracak , cezalandıracak , gözlerini korkutacak ciddi miktarlı cezalar , yaptırımlar maalesef yok.  Dikkat ederseniz yeni nesil mafya denilen tipler de, yasalardaki bu boşluğu gördükleri için çocukları suç makinesi haline getiriyorlar.

Suça itilen çocuklar, suç işleyen çocuklar, akran zorbalığı gibi  terimlerin üremesinin temelinde de yine ,  TCK’daki boşluklar yatıyor.

Neyse ki, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in  bu yönde bir çalışma başlatıldığını açıklaması yüreklere serin su serpti. Konu buraya gelmişken , Başyazarımız  Duayen Ercan  Sarıçam ‘ın da hakkını teslim etmek gerek. Bu olaylar henüz olmamışken , günler önceden Sarıçam bir yazısında akran zorbalığı ve suç işleyen çocuklar konusunda kaleme aldığı bir öneride , ailelere ceza verilmesini gündeme getirmişti.  İşte bugün Adalet Bakanı Gürlek’in bahsettiği ailelerin cezalandırılması işte tam da bu. Sarıçam’ın önerisi.

Dönelim tekrar Kahramanmaraş  olayına ve  caninin  ailesine…

Minicik  yavruları , kanatlı melekleri ailelerinden koparan caninin annesi de öğretmenmiş. Babası ise emniyet müdürü.  Bakıldığında toplumda karşılığı  ve saygısı olan iki kıymetli meslek. Böyle  asaletli  mesleğin mensubu  bir aileden cani bir evlat çıkabiliyorsa, bu sadece o ailenin çocuklarına karşı sorumsuzluğunun göstergesidir. 

Anne anneliği , baba da babalığı yapmamıştır. Boyu ve  kilosu ne olursa olsun, henüz 14 yaşında bir çocuğu poligona götürüp atış talimi yapmak, her cins silahı kullanmasını öğretmek  hangi akla hizmettir ?

Aklımın almadığı bir konuda babanın evde 7 silahı ve koca bir cephaneyi bulundurmasındaki amaç nedir.?

Bunlar manyak bir aile midir ?

Kanatlanıp uçan meleklere  Allah’tan rahmet, ailelerine  ve  tüm milletimize sabır ve baş sağlığı temenni diliyorum.  Tek dileğim bir an önce sosyal medya yaptırımlarının TCK ile uyumlu şekilde artırılması , çocuklarına sahip çıkamayan ebeveynlerin de en ağır cezalarla tanışmalarıdır.

 

 

 

 

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları